27 Nisan 2012 Cuma

Yeni ekonomi

Bir bankanın baş ekonomisti açıklama yapmış: Avrupa'da kriz 10 yıl daha sürer, paranız varsa altın alıp yastık altı yapın diye.Aslında bu durum, Türk insanının yıllardır nasıl krizlere dayandığının da ortak noktası. Yastık altı yap, bir kenara para koy, bulunsun. Ancak durum bu sefer biraz daha farklı. Altın ve emtia fiyatlarında yükselişin olacağını neredeyse 2 yıldır söylüyorum. Şimdi bu yükseliş realize edilmiş durumda. 2012 yıl sonundan itibaren altın ve değerli madenler değer kaybedecek. Kapitalist sistem bazını yitirecek. Onun yerine, yeni bir ekonomik düzen gelecek. Bu düzen daha çok reel ekonomiye dayanacak, yani tarım, enerji ve teknoloji. Dünyanın enerji altyapısı tümüyle yenilenecek. Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş olacak. Belki ileride, deregülasyon, yani belediyelerin veya ev sahiplerinin kendi elektriklerini kendilerinin üretimi mümkün olabilir. Daha doğaya yakın bir hayat yaşıyor olacağız, evimizin enerji ihtiyaçlarını daha çevreyle uyumlu yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edeceğiz, ve ileri teknoloji ürünlerini kullanıyor olacağız. Yiyeceklerimizi belki kendimiz üretiyor olacağız, ya da daha az yiyeceğe ihtiyaç duyuyor olacağız. Bu geleceğe hazırlanmakta fayda var.

3 Nisan 2012 Salı

Morfik rezonans

Benim gibi ezoterik konulara meraklı bir arkadaşım bana Rupert Sheldrake'nin Morfik rezonans adlı kitabını hediye etti. Bu kitap bir harika. Herkese okumasını tavsiye ederim. Kısaca söylemek istediği şu. Rezonans (titreşim enerjisi) maddenin yapısını değiştirir ve birbirinden bağımsız maddeler eşzamanlı olarak ve ritmik olarak hareket etmeye başlar. Örneğin, bir köprü üzerinde ritmik bir şekilde askeri düzende yürüyen askerler, ayak hareketleri ile oluşturdukları rezonans (titreşim ile) köprünün yıkılmasına yol açabilir. Ya da bir opera sanatçısı, sesinin titreşimi ve ritmi ile cam bardak ve pencere camlarının kırılmasını sağlayabilir. Bir başka örnek: bir adada yaşayan maymunlar, patatesleri yıkayarak yemeyi öğrenirse, 100.maymun bunu öğrendiğinde tüm dünyadaki maymunların aynı şeyi yaptığı görülür. Peki bir gezegen dolusu insanı, yoğun ve yüksek bir titreşime tabi tutsanız, ve SEVGİ,BAĞIŞLAMA konusunda kendilerinden aksiyon isteseniz, tüm dünyadaki 2500-3000 insan buna inandığında, tüm dünya yüzeyindeki diğer tüm insanlar da eş zamanlı olarak buna inanmaya başlar. Şimdi oluyor olan budur arkadaşlar. Bizim gibi görevli kadroların kendi çabaları ile yapmakta oldukları şey budur. Titreşimin 13 Hz'e çıkmak üzere olduğu bu dönemde, su kristallerinin dizilişleri, kar tanelerinin oluşumu gibi insanları SEVGİ şakralarına yükselmelerini söyleyen biz ışık işçilerinin bu evrendeki görevleri budur. Bir deniz feneri gibi, bulundukları yerden ışıklarını yansıtmalarıdır. Bizim sayımız belli bir sayıya ulaştığında, gezegenin tamamı birden bire eş zamanlı olarak aynı şekilde davranmaya başlayacaktır. Ya davranmayanlar, bu titreşimde kalamadıkları için, daha düşük titreşim ve yüksek yoğunluktaki başka bir gezegene (aslında 3.boyuttaki dunya) yaşamaya nakledileceklerdir.