1 Eylül 2016 Perşembe

Bir matematikçi nasıl karar alır?

Matematik ve fizik tüm yaşamın temelini teşkil eder. Matematik, fizikten de önce gelir, evrende önce matematik varolmuştur. Yani evren bir matematiksel düzenin içinde varolmuştur.
Matematikle uğraşmak için, tekdüze şeyleri büyük bir inatla sürekli olarak yapabilecek ruh yapısına sahip olmak gerekir. Matematik formülleri tekrarlayan bir düzen içerisinde, yanyana yerleştirmek, birbirine benzer pattern'leri bulup çıkarmak, değerleri yerine yerleştirip hata yapmadan sonuca ulaşmak.
Mantık, analitik düşünce, hatasızlık, mükemmeliyet= matematik.
Yalnız, matematikte sonuç kesinse, doğruyu belli bir yanılma payı ile ölçebiliriz, sonuç kesin değilse gerçeği yansıtır.
Yani, evrendeki her yaratılış matematik kurallarına uymasına rağmen, bütünüyle tam ve eksiksiz olarak ölçülemez. O yüzden matematiksel sonuçları belirli bir güvenilirlik yüzdesi içindeyken kesinlikle ifade edebiliriz:  "%90 güvenilirlikle (confidence level), insanların boyu 1.5 m ile 2 m arasındadır" cümlesi bize kesinlik yerine bir dereceyi belirtir.
İnsan düşüncesi, evrenin sırlarını anlayabilmek için, matematiğin obsesif tekrarlayıcı mükemmel yapısından, saçaklı mantığın (fuzzy logic) derecelendirilmiş, hoşgörülü yapısına geçmek zorundadır.
Evrende her şey bir derecedir, katıksız hiç bir şey yoktur. %100 iyi veya %100 kötü yoktur, güzellik, dişilik, erkeklik de bir dereceye bağlıdır.
Matematikle uğraşan kişiler, hayatlarının bir döneminde, bu kadar iyi matematik bildikleri halde yine de yaşamın kıyısında kaldıklarını, bilgileri ile evreni kapsayamadıklarını hissederler. Bu biteviye evreni mükemmelleştirme uğraşısı onların psikolojilerini bozar,  depresyona  sokar.
Hayatta karşılaştıkları olaylar ve nesneleri açıklarken eninde sonunda saçaklı mantık(fuzzy logic) ile tanışmaları gerekir.
Saçaklı mantık, onları kendi içinde bulundukları mükemmel yalnızlıktan kurtarır. İşte o zaman, matematik konusunda bilgileri ve öğrendikleri hayata bir katma değer olarak  yansımaya başlar.

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Giyilebilir Teknolojiler

Üzerinize giydiğiniz kıyafetlerde bulunan çipler, lokasyon, yükseklik, duruş, ısı, nabız, beyin sinyali  gibi vücudunuzdan edinilen pek çok bilgileri süzerek, işleyerek  size en uygun yardımı sağlayabilecek şekilde hayatınızı kolaylaştırabilir.
Açık havada spor yapan çocuğunuzun vücut ısısı çok yükseldiğinde, otomatik olarak öğretmenine e-mail gidebilir.
Veya duruş bozukluğundan dolayı kamburunuzu çıkardığınızda, size cep telefonunuza bir uyarı gelebilir.
Evde yalnız başına yaşayan yaşlı insanların nabzı aniden değişirse veya  ani şekilde yere düşmelerinde uzaktaki yakınlarına bilgi gidebilir, ambulansa haber verilebilir.
Otistik çocukların duygu durum değişimlerini algılayan bir uygulama, ebeveynlerine otomatik haber verebilir.
Bu tarz uygulamalar henüz yeni yeni keşfediliyor ve insanın yaşam kalitesini yükselteceği gibi, çok farklı teknolojik ürünlerin oluşmasını sağlayacak.
Bu ürünlerin yazımında kullanılan altyapılar, Arduino, Java, Javascript, MEAN stack, RESTful API
olarak ön plana çıkıyor.
MEAN stack dediğimizde: Mongo DB, Express, Angular JS, Node anlaşılmalı.
Arduino 101, Intel'in bu konu için ürettiği özel çip tasarımı.

Veriler, cloud bilgisayarlar üzerinde (örnek: Amazon Web Services (AWS),  EC2 Instance) saklanıyor.


25 Haziran 2016 Cumartesi

"Big Data" teknolojileri

Big Data konusunda son zamanlarda bir takım önemli gelişmeler oldu. Bunlardan bir tanesi, artık verilerin büyük mainframe'ler ve UNIX server'lar yerine, birbiri ile iletişim halinde olan daha küçük Commodity server'lar üzerinde birden çok kopya olarak tutulması oldu.
Bu yeni yapıya HDFS deniyor. Veriler birden çok server üzerine çoklanarak tutuluyor. Veriler üzerinde yapılacak işlemler, verilerin durduğu server'lar üzerinde çalıştırılıyor, daha sonra oluşan sonuçlar konsolide ediliyor. Bu yapının bir diğer ismi de MAP-REDUCE.
Apache Spark ve Hadoop, bu yapıyı kullanan bir sistem.
Şu anda, pek çok dünya çapında firma (Facebook, twitter, youtube,google) tüm verileri bu yapılar üzerinde tutuyor.
MLLIB, Apache Spark üzerinde çalışan bir Machine Learning library. Apache Spark yapısında tutulan verilere, Python dili ile yazılan kodlarla erişilip bu library aracılığı ile bir takım algoritmalar çalıştırılabiliyor.
Python için, pek çok library'nin üzerinde yüklü geldiği Anaconda versiyonunu, IDE olarak da Pycharm'ı tercih etmenizi öneririm.

19 Mayıs 2016 Perşembe

4.Sanayi Devrimi- Digitalleşen Dünya


Son 10 yılda yaşanan Digital devrim sonunda, dünyanın pek çok yerindeki sistemler değişime uğruyor.
Google ile Internet'te araştırarak bilgi edinmek, youtube ile video izlemek, facebook ve whatsapp  ile arkadaşlarla iletişimde kalmak mümkün.

Sosyal medyanın öne çıkması ile birlikte, hem modada hem de yaşam tarzlarında romantizm öne çıkıyor. Bilgisayarlaşan dünyanın o soğuk ve uzak teması, insanları daha çok sevgi paylaşımına itiyor. Bunun sonucunda, insan daha çok çiftlik hayatına ve doğal yaşama dönüyor. Giysilerde de rahat, organik, çiftlik hayatına uyumlu, çiçekli, pastoral bir esinti görüyoruz. İngiliz Viktorya devrindeki kıyafetler ön plana çıkıyor.

Sosyal medyanın getirdiği şeffaflık, insanları kimlikleri üzerinde düşünmeye de zorladı. Bir yandan, tüm dünya ile paylaşımda bulunan insan üst kimlik ediniyor, pek çok farklı insanla ortak bir beğeniye ve hayat görüşüne sahip oluyor. Diğer yandan da etnik kimliği, yaşadığı yer, dini görüşü, siyasi görüşü netleşerek lokal bir kimlik de oluşuyor.

Şu anda Dijital Dünyada önümüzdeki döneme damgasını vuracak teknolojiler:

- Internet of Things (Şeylerin Interneti)- Yani, sadece bilgisayarların değil, evde kullanımda bulunan pek çok eşyanın da Internete bağlanabildiği, veri ve komut alışverişinde bulunduğu bir dönem bizi bekliyor.

- Big Data (Sosyal medya şirketlerinde hızlı bir şekilde biriken kullanıcı verisini saklamak, analiz etmek gün geçtikçe zorlu ve challenging bir hal alıyor)

-3D Printing (Kendi kendini temizleyen, yenileyen, orijinal formuna dönen yeni nesil  materyallerle birlikte, 3 boyutlu yazıcılar, mimari tasarımdan, organ üretimine kadar geniş bir yelpazede kullanılabilir olacak)

-Yapay zeka ( Mobil telefon uygulamalarının arkasında, kullanıcının zevklerini anlayarak ona uygun ürünleri öneren sistemler hızlı bir şekilde gelişmekte)

-Giyilebilir teknoloji (Kullanıcılar, günlük olarak ihtiyaçlarını karşılamak üzere bazı teknolojileri taşımak yerine giymeyi tercih edecekler)

-Algoritmalar (Dünyadaki pek çok insanın yaşamı, günlük olarak kullanılan pek çok Internet uygulaması ardında yatan Algoritmalara bağımlı hale gelecek)

Yeni digital dünya, bazı meslekleri ortadan sildiği gibi, yeni mesleklerin oluşumuna da öncülük edecek. Yüksek nitelik ve bilgiye sahip kişiler çok para kazanabilirken, düşük nitelik setine sahip kişiler de çok daha azı ile yetinmek zorunda kalacak.
Ancak yüksek nitelik setini korumak için de hızla değişen dünyaya adapte olabilecek, hızlı bir şekilde öğrenebilecek kişiler gerekli, mesleki olarak kendilerini hep geliştirmek durumunda olacaklar.

İnsanın birlikte yaşayabileceği komuniteler, sosyal girişimler önem kazanacak.

NoroBilim , beyin bilgisayar ilişkisi, ve direkt beyin komutları ile işletilen uygulamalar önem kazanacak.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Algoritmalar

1989'da, Üniversiteyi bitirdiğimde kendimi Oxford Üniversitesi Bilgisayar Bolumu'nde Master yaparken buldum. Bu Master programı, daha çok matematik ve ispat (Proof) ağırlıklıydı, ve Hocalar, sıralı işlerin birbirleri ile etkileşimlerinin problemsiz olmaları (Communicating Sequential Processes), sıralama( Sorting) üzerine çeşitli  Algoritmalar geliştirip bunları ispat etmekle zamanlarını geçiriyorlardı.
20 yaşın verdiği hercailikle, tüm boş zamanlarımda, Oxford sokaklarında, daha Türkiye'ye gelmemiş İngiliz markaları Marks& Spencer, Debenhams'ın reyonlarını gezer, küçük butik İngiliz çay dükkanlarındaki ürünleri incelerdim.
Güçlü Matematik altyapım sayesinde, sorunsuz bir şekilde dersleri tamamlamama rağmen  Algoritmalar o zamanlar bana Matematikçiler için dizayn edilmiş zeka jimnastiği gibi geliyordu.
Türkiye'de henüz hiç bir Bankanın daha otomasyona geçmediği bir dönemden bahsettiğimizi unutmayın. Türkiye'nin Bilgisayar gelişkinliği yanında Oxford'da yapılanlar ve ortam bir Uzay üssü gibiydi.

Tabii Türkiye'ye dönünce, kafamı duvara toslamış gibi hissettim, iş hayatında hiç kimse benim öğrendiğim konularla ilgilenmiyordu ve öğrendiğim şeyler pek de para etmiyordu. Şirketler Cobol ve PL/1 bilen kişileri işe alıyordu.
Çalışıp para kazanmak zorunda olduğum için, kendime Database'ler ve Veri Ambarı gibi daha Türkiye'de geçer akçe konular buldum ve bu konularda kendimi eğittim.

Yıllar sonra, oğlum dünyaya geldiğinde ve büyürken onun ve kendimin zekasının GÖRSEL-UZAYSAL-MATEMATİK olduğunu öğrendim.

Matematik/Bilgisayar konusunda çalışmam, kıyafet ve ev dekorasyonuna merakım, varolan nesneler ve fikirler arasında bağlantı kurabilmemin sırrı yavaş yavaş çözülüyordu.
Dünyada hiç bir matematikçi zengin olmamıştır. En iyisi, pek çok ödüllere layık görülür, o kadar.
Para kazanmak zorunda oluşum, beni Matematik konusundan uzaklaştırdı, Türkiye'nin Bilgisayarlaşması yolunda zaman içerisinde pek çok şirkette önemli sorumluluklar üstlendim.

30 yaşından sonra anne olunca yaşadıklarımı ve Matematik konusunda düşüncelerimi başka bir yazıda özetlemiştim. Hatta, çocuğum için iyi yemek pişirme yeteneği zaman içerisinde çok daha önemli bir noktaya yükseldi.
http://guneteroglu.blogspot.com.tr/2014/02/haftasonu-d-integral-turev-ve.html

Yıllar sonra, Sabancı Üniversitesi'nde yaptığım Doktora çerçevesinde, Prof Hüsnü Yenigün'e  yardımcı olduğum Algoritma dersi, bu konuyu yeniden yorumlamamı sağladı. Ne mutlu ki, Hüsnü Bey konusuna hakim, en detayına kadar konuları bilen, insani özellikleri öne çıkan bir Hoca. Öğrencilerine en iyi şekilde bu dersi anlatıyor.

Şu anda Dünyada pek çok sistemin ardında Algoritmalar çalışıyor.
Google'ın Page Rank Algoritması ile, aradığınız konudaki en iyi linki en tepede getirmesi, online dating siteleri ile birbirine uygun kişilerin bulunması, uçakların kalkış ve inişlerinin zamanlanması ile ilgili uygulamalar, Netflix'in size en uygun filmi tavsiye etmesi, Flipboard'un size en uygun haberleri seçerek getirmesi gibi pek çok uygulamanın ardında Algoritmalar yatıyor.
Dersi alan öğrencilerin de pek çoğu benim gençlik dönemimdeki gibi, Algoritmaların önemini şu an anlamıyor olabilir, ancak onların geleceğinde de çok önemli yer tutacak.

Her şey bir sebep ve sonuç zinciri ile oluşuyor. Benim oğlum da tıpkı gençliğimde vitrin gezmem gibi şu an zamanının büyük çoğunluğunu Görsel işlerle , dikkatini ve zamanını alıcı bilgisayar oyunları ile harcıyor. Günün birinde, Algoritmaların önemini ve yaşamımızdaki değerini  o da kavrayacak.

Algoritmalar konusunda 2015 yılında yapılan bir filmi izlemenizi size tavsiye ederim:
https://www.netflix.com/watch/80095881?trackId=13927326&tctx=2%2C1%2C4468c05b-4d74-4eb1-9903-f651f15dc005-4402843


8 Ocak 2016 Cuma

Artırılmış gerçeklik- Augmented Reality

Google Glass uygulaması ile birlikte, artırılmış gerçeklik uygulamaları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Artırılmış gerçeklik ile , varolan dünya görüntüsü üzerine daha fazla bilgi montelemek ve kullanıcıya göstermek mümkün oldu.

Bu uygulamaları geliştirebilmek için, öncelikle 2 boyutlu veya 3 boyutlu Image Marker'lar hazırlanıyor ve uygulamaya tanıtılıyor. Mobil uygulama, bu marker'ları algıladığında farklı objeler görüntüleniyor veya animasyon başlıyor.

Artırılmış gerçeklik, şu anda reklam, pazarlama mecrası olarak çok ilgi görüyor. Yakında, eğitim ve sanat dalında farklı uygulamalarını da daha sık göreceğiz.

http://www.layar.com
http://www.wikitude.com

Sanal gerçeklik

Bilgisayar dünyası son 20-25 yıldır başa takılan ekranlar ve uygulamaları konusunda bayağı ilerleme kaydetti. Bu konuda, Oculus Rift sanal gerçeklik ortamı sağlayan en önemli donanım marka ve modeli.
Bu donanımların fiyatı bir hayli yüksek olduğu için yaygın olarak da kullanımı pek mümkün olamadı.
Son yıllarda, Google kartondan bir sanal gerçeklik gözlüğü icat etti ve piyasaya sürdü.
Google Cardboard ile, cep telefonunuza indirdiğiniz uygulamaları, sanal gerçeklik ortamında kullanmanız mümkün oluyor. Internet Explorer ile Javascript uygulamaları geliştirmek ve bunları denemek de mümkün.

Google Cardboard bu alanda, teknolojiyi halka indirmesi anlamında öncülük ediyor.

Daha fazla bilgi için:

https://www.google.com/get/cardboard/