11 Haziran 2015 Perşembe

Solucanlar

3-4 aydır arka bahçemde, iki varil içerisinde solucan beslemeye başladım.
Solucanları  gübre üretimi yapan bir yerden satın aldım.  Solucanlar kargo ile elime ulaştıktan sonra, 15-20 gün hiç bir sey yapmadan onların bulundukları yere alışmalarını bekledim.
Daha sonra, mutfakta oluşan atıkları, elma, armut, havuç, salatalık, marul küspeleri, yumurta kabuklarını (daha çok alkali PH derecesine sahip atıkları) önce 3-5 gün kadar bir yerde biriktirip anarobik çürümeye bırakıyorsunuz. Bu çürüme esnasında organik atıklardan çok fazla koku çıkıyor. Daha sonra, azar azar solucanlara veriyorsunuz.
Solucanlar büyük bir keyifle bu atıkları yiyorlar ve sonuçta bir gübre üretiyorlar. Gübre ürettikçe ve varile atıklar atıldıkça bulundukları seviyenin üstüne yükseliyorlar. Organik atıklar bu prosesten geçtikten sonra artık kokmuyorlar ve harika siyah bir gübreye dönüşüyorlar.
Solucanlar, mutfakta oluşan ve çöpe gidecek olan pek çok organik atığı yeniden çevreye dönüştürebilmek için son derece önemli bir görev yapıyorlar. Böylelikle ürettiğiniz çöp miktarı bir hayli azalıyor. Bu gübre, bahçenizde organik yetiştirmek için size çok büyük oranda yardımcı oluyor ve bereketi artırıyor.

Solucanların hayatından  kıssadan hisse çıkardım.

İnsanların vücudunda da büyük ölçüde bakteriler var. Bu bakteriler sindirim sisteminde, ince bağırsaklarda besinlerin sindirilmesinde,vitamin ve minerallerin kana karışmasında çok önem taşıyorlar. Vücudumuzda iyi bakterilerin olmadığı, veya sindirim sisteminin işlevini tam yapmadığı durumlarda ise toksik bir vücut oluşuyor. Atıkların dışarı atılmasında, kokusunda problemler yaşanıyor. Ayrıca toksik maddeler vücudumuzda serbestçe gezinmeye ve beyin de dahil tahribat yapmaya başlıyor.
Bazı insan vücutlarında sindirime yardımcı  iyi bakteriler ya bulunmuyor, ya da görevlerini yeterince iyi yapmıyor.Bu yüzden bazı insanların dışarıdan devamlı iyi bakteri almaları lazım. Bu işlem de kefir, yoğurt ve kombu çayı tüketerek gerçekleşiyor.
İnsan vücudunun normalde alkali Ph derecesinde bulunması gerekiyor, ancak eğer vücutta enfeksiyon varsa asidik Ph derecesine geçmesi mikropların bertaraf edilmesi için çok önem taşıyor.
İnsan vücudunun çok asidik Ph derecesinde olması ise kansere sebebiyet veriyor.
Bu sebeple, yediğimiz içtiğimiz şeylere azami dikkat göstermemiz gerekiyor.


8 Haziran 2015 Pazartesi

Yeni yaşam alanları

Önümüzdeki dönemde insanların akıl ve mantıkla hareket ederek yeni yaşam alanları kurmalarını bekliyorum. Bu yeni yaşam alanları, dikey olarak oluşturulan apartman hayatına inatla daha yatay, hatta yerin altına doğru uzanan bir yapılanma gerçekleşecek.
Yerin altında yapılan evler, ısıtma, soğutma, gürültü izolasyonu ve depremler için doğal bir korunma ortamı oluşturuyor.

Böylelikle yerin üzerinde görüntü kirliliği oluşmuyor, yerin üzeri hayvancılık ve organik ürün yetiştirmek için kullanılıyor.
İnsan kendisi ve ailesi için gerekli olan besinleri, evinin bahçesinde kendisi yetiştiriyor, böylelikle hem yiyeceklerin kalitesinden ve doğallığından emin oluyor, hem de bu yiyeceklerin endüstriyel tarım yöntemleri ile yetiştirilmesine gerek kalmıyor.

Endüstriyel tarım ve hayvancılık, ucuza yiyecek üretilmesini kolaylaştırırken bir o kadar da insanlarda hastalıkların artmasına sebep oldu. Bunun en büyük nedeni, kullanılan tarım ilaçları, GDO'lu tohumlar, makinelerle soysuzlaştırılan tarlalar.

İnsan, yeni yaşam alanları ile, kendi hayatının sorumluluğunu tekrar kendi üzerine alacak.
Bu yaşam teknolojiden çok da uzak olmayacak.

Kablosuz Internet, kablosuz off-grid elektrik üretimi (solar panel), mobil teknolojiler ile yine tüm insanlar birbirleri iletişimde kalabilecek.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Bilgisayar şirketleri organik tarıma merak salıyor

Bill Gates'in açık denizlerdeki adalarda, container'lar içerisinde buğday tohumu sakladığı biliniyor. İleride, temiz yiyecek ve temiz su bulunmaması riskine karşı varlıklarını sürdürebilmek için bunu yapıyorlar.

Şimdi bu kervana Toshiba da katıldı. LED ışıklar altında, belli ısı derecesinde ve kapalı alanda marul yetiştiriyorlar.

Toshiba, bu şekilde üretilen marulların daha çok mineral ve vitamin içerdiğini savunuyor ve özellikle Arap ülkelerine bu teknolojiyi ihraç etmeyi planlıyor.

http://www.geek.com/science/toshibas-old-floppy-disk-factory-grows-lettuce-that-doesnt-need-washing-1609617/