24 Temmuz 2015 Cuma

Sürdürülebilir Tüketim Modelleri

1990'lı yıllardan sonra, tüketiciyi merkeze koyan ve onun satın alma davranışlarını inceleyen Tüketim Ekonomisi Teorileri ortaya atıldı. Bu teorilere göre, tüketici bir kimlik edinimi ihtiyacında, ne kadar çok tüketirse o kadar kendisini mutlu ve doyumlu hisseden ve bu şekilde davranan bir kişiydi. Kişinin etnik kökenleri ve bölgesel tarzı yerine globalizm ve global insanlık tarz ve kuralları belirleyiciydi.
Bu trend o kadar tuttu ki Pazarlama harcamaları tek bir merkezden kontrol edilebilen, tüm dünyadaki mağazalarda benzer şekilde yapıldı ve ürün fiyatları merkezi yapılanma sayesinde hızla düşmeye başladı. Üretim merkezlerinin global olarak ucuz işgücü olan bölgelere kayması fiyatları daha fazla aşağıya çekti.
Bu yapılanma görünüşte mükemmel bir işleyiş sunmasına rağmen, tüm dünyadaki hammaddelerin hızlı bir şekilde tüketilmesine, çevresel çöpün çok hızlı artmasına sebep oldu.
Dünya kaynakları çok hızlı tüketildiği için, tüketici modellerinden sürdürülebilir tüketim modellerine geçmek gerekmekte.
Ayrıca, insanlar bu kadar tüketmelerine rağmen mutlu ve doyumlu değiller. Tam tersine depresif, doyumsuz ve mutsuzlar.
Tüketici modellerine, başka bir boyut eklemek, ürünün ne kadar çevreci üretildiği, ne kadar lokal kaynaklarla üretildiği, ne kadar etnik tarz içerdiği, ve ürünün tüketilme döngüsünde yeniden kullanılması çok önemlidir.
Sürdürülebilir Tüketim modelinin bir takım kriterleri var:

1- Öncelikle ihtiyacın olanı al. Gardrobumuzda ihtiyacımızdan çok daha fazla eşya barındırıyoruz. Halbuki sadece ihtiyacımız olana odaklanmalı, zaman içerisinde gardrobumuzu yenilemeliyiz.
İhtiyacımız olanı belirleyebilmek için, pinterest.com gibi tarz belirleyici sitelere üye olunarak, bu sitelerde diğer insanlar neler giyiyor onlara bakmak, kendi bedenimize uyan tarzları belirlemek gerekli. Ayrıca, "Bu stil benim" gibi TV programları da kişinin kendi bedenine uygun ve tarzlı giyinmesi konusunda yol gösterici oluyor.

2. Alacağın ürünü, çevreye duyarlı üretim yapan dükkanlardan al. Global moda mağazaları, üretim merkezlerini daha çok ucuz işgücü çalıştıran ülkelere kaydırmış durumda. Bu da çocuk işçi ve sigortasız işçi çalıştıran işyerlerini öne çıkarıyor. Ayrıca kullanılan hammaddenin ne olduğu, hangi koşullarda üretildiği de çok önemli. Sürdürülebilirliği Pazarlamada kullanan mağazalar, sizi ürünü alırken de mutlu eder. Üretim zinciri şeffaftır, çalıştırdığı personele saygılıdır ve doğal, saf hammaddeler kullanır, üretim zincirinde katkı malzemeleri sınırlandırılmıştır.

3. Aldığın ürün %100 organik, pamuklu, yünlü materyalden ve non-alerjik olsun. Çünkü bu tarz ürünler, kişiye en az sağlık problemi yaratacak ürünlerdir.

4.Aldığın ürün gardrobundaki diğer ürünlerle kombinlenebilir, tarzına uygun ürünler olsun. 
Tarz yaratmak o kadar da zor değildir. Sevdiğiniz bir stili, kendi beden yapınıza uygun ürünlerle oluşturmak ve etnik ögeler katmakla kendinize özel bir tarz oluşturabilirsiniz. Daha sonra yapmanız gereken bu tarza uygun, güzel parçaları satın almak ve gardrobunuza katmaktır. Bir süre sonra, etrafınızdaki insanlar sizin tek tek ne giydiğinizle değil, ne kadar farklı şeyler giyseniz de hep aynı tarz ve aynı şeyleri giyiyormuşçasına bir hisse kapılıyorsa ve gözleri kapalı sizin ne sevdiğinizi biliyorlarsa tarzınız oturmuş demektir. Moda ne kadar değişirse değişsin siz tarzınıza sonuna kadar sadık kalın.

5. Alacağın ürünü, 2. el dükkanlardan veya indirimden, arkadaşlarının gardroplarından alabilme olasılığını araştır. Böylelikle, ürüne ödeyebileceğin minimum fiyata sahip olabilirsin ve ürünlerin geri dönüşümünü artırabilirsin.

6. Ürünü aldıktan sonra, yıkama ve ütüleme talimatlarına uy, çevreye dost bir deterjanla yıka.

Ürünü aldıktan sonra amacın en uzun bir şekilde kullanmak olmalı ve bu sürede ürün minimum hasara uğramalı. Böylelikle, başka kişilere bu ürünü verebilir ve kullanım süresini uzatabilirsin.
Ürün, tadilat gerektiğinde terzi tarafından kolayca tadilat yapılabilmelidir.

7. Kullanmadığın ürünleri, periyodik olarak başka kişilere ya sat ya da hediye et. Gardrobundaki bazı kıyafetlerden sıkıldıysan bu kıyafetleri arkadaşlarına hediye edebilir veya satabilirsin.

8. İyice kullanılamaz durumda olanları ise, bahçede Malç yapımında kullan.  %100 pamuklu ve yünlü ürünler doğada çözünür. Bu ürünleri yine toprağa dönüştürebilir, yabani otların oluşmasını önlemek üzere malç yapımında kullanabilirsin.

Bu döngüye uyularak alınan ve kullanılan ürünler, kişide daha çok doyum, mutluluk ve sükunet yaratacaktır. Daha az zaman ve para gerektirdiği için de kişi daha farklı şeylere odaklanabilecektir.

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Sustainable Consumption- Sürdürülebilir tüketim

Pazarlama'da son 20 yıldır öne çıkan bir teori var. Bu teori, Consumer Culture Theory (Tüketim Kültürü Teorisi). Bu teori, tüm alışverişlerin temeline tüketiciyi koyar ve alışveriş eğilimlerini ve tüketici davranışlarını tüketicinin özellikleri ile açıklamaya çalışır.
CCT, tüketicinin bir kimlik arayışı ve edinimi ihtiyacında olduğunu, bu kimliğe uygun alışveriş yaptığını soyler. Ya da kişinin ait olduğu alt kültürün gereksindiği şekilde alışveriş yapılır.
Veya kişinin ait olduğu etnik ve sınıf kimliğine uygun olarak alışveriş yapılır.
Başka bir yaklaşım da , Kitleleri yönlendiren reklamlar,kitlesel  iletişim ve bunların kitleler tarafından kabulu, eleştirisi veya tepkisi üzerine yoğunlaşır.
CCT yaklaşımı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere tam olarak uymuyor. Bunu, 20 yılı aşkın bir süre Perakende Bankalarda edindiğim CRM, Pazarlama ve IT deneyimime dayanarak söylüyorum.
Çünkü, gelişmekte olan ülkelerde tüketicinin kendi içerisinde tutarlı bir kimlik edinmesi ve bu kimliğe uygun davranması pek mümkün olmaz. Kişi, eğitim, çalışma ve yaşam koşulları sebebi ile gelişmekte olan ülkelerde sürekli bir mobilite içerisindedir ve yaşadığı yer, kazancı sürekli değişir. Bu değişim, onun sosyoekonomik düzeyini etkiler ve alışveriş eğilimlerini sürekli değiştirir.
Ayrıca kişi, sosyal olarak kabul görmek için globalizasyon ve tüm dünyada geçerli bir üst kimlik oluşturmaya daha çok zaman harcayarak, etnik ve kültürel alt kimliğini bastırır.
Bu şekilde oluşan bir toplumda tüketicileri ve onların kimliklerini baz alarak yapacağınız reklam çalışmaları tam  karşılığını bulamaz.
Onun yerine,kitleleri yönlendiren reklamlar, kitlesel iletişim ve bu söyleme karşı kişilerin oluşturacağı anlamlandırma ve tepkilerle tüketici yönlendirilebilir. Böylelikle, kişinin kimliğine tam vurgu yapmadan ve içerisindeki ikiliklere yoğunlaşmadan, kitlesel reklamların etki ve tepkisi ile gelişmekte olan ülkelerde daha başarılı pazarlama çalışması yapılabilir.
Türkiye'de pek çok kurum ve kuruluş bu tür pazarlama teknikleri uygulamaktadır. Bunların en bilineni Coca Cola'nın reklamlarıdır. Mümkün olan en geniş kesime TV'den hitap ederek, kişilere seslenmekte ve reklamlar kişilerde etki uyandırmaktadır. Bu reklamı seyreden kişiler, kimlik ve aidiyet sorunu yaşamadan, reklamın onlarda uyandırdığı etkiye uygun bir tepki vererek reklamlara tepki vermektedir.
CCT teorisi, değişen dünyamızda daha çok bilimsel araştırma ile desteklenmeli. Çünkü, Dünya artık tüketim ekonomisinden çok daha başka bir noktaya kayıyor. Globalizasyon ve tüketim ekonomisi, tüm ürünlerin fiyatını aşağıya doğru çekerken, çok daha önemli bir konu önem kazanıyor: Sağlık.
Çünkü, işlenmiş pek çok ürün sağlıksız materyal ve hammadde içeriyor, sağlığı tehdit eder boyuta geldi.
Modern toplumlarda bağışıklık sistemi eksikliğine bağlı pek çok hastalık çok fazla artış gösterdi. Bunların başında Otizm, Depresyon, DEHB, Disleksi, Dispraksi geliyor. Bu hastalıklar, doğal olmayan, tarım ilacı taşıyan yiyecekler, civa içeren aşılar, çevre kirliliği sebebi ile bu kadar artışta.
Yeni CCT Teorisi, artık tüketicinin tam ortaya konulduğu projeler yerine, Sürdürülebilir Yaşam ve insanın sağlıklı, mutlu, lokal olarak akrabaları ile birlikte yaşadığı yeni yaşam alanları ve projeleri ortaya koymalı.
Ürün ve hizmetlerin sürekli ucuzlama baskısı yerine, insanın kendi yakın çevresinde kendisinin bu yiyecekleri ve hizmetleri üretmesini ve almasını temin edecek şekilde yeniden yapılanmalı.
Önümüzdeki dönemde bu konuda pek çok araştırma ve çalışma göreceğimizden eminim.